her tane de bir miras

Tarihsel Mirasımız

her tane de bir miras

Karacadağ’ın kadim topraklarında filizlenen Lyra pirinci, binlerce yıllık ata tohumlarının mirasını taşır.

Zamanın bir nehir gibi aktığı değil, Dicle’nin yatağında taşa dönüştüğü bir yerdir Diyarbakır. Sinesinde peygamberler, krallar, şairler ve isyankârlar ağırlamış; surlarını gazaplı bir tanrının sabrıyla örmüş, bazalttan siyah bir gerdanlık gibi Mezopotamya’nın bereketli boynuna takmıştır. Bu şehir, kulak verenlere taşların dilinden konuşur. On Gözlü Köprü’nün kemerlerinden süzülen rüzgâr, Artuklu saraylarından kalma masalları fısıldar. Ulu Cami’nin avlusundaki şadırvandan akan su, binlerce yıllık duaların serinliğini taşır.

Bir şehri nasıl anlarsınız? Duvarlarına dokunarak, sokaklarında kaybolarak, insanlarının gözlerine bakarak… ve elbette, toprağının sunduğu nimetleri tadarak. Diyarbakır’ı anlamanın en lezzetli yolu, ufka doğru baktığınızda göreceğiniz o heybetli, o suskun bilgenin, Karacadağ’ın sırrına ermekten geçer.

Taşın Fısıltısı, Suyun Hafızası

Diyarbakır, tarihini taşlara fısıldayan bir bilgedir.Dicle’nin suları binlerce yıllık medeniyetlerin anılarını taşır.

Ateşten Doğan Bereket

Ufukta sessiz bir dev gibi uyuyan Karacadağ, bir zamanlar öfkesini toprağa mühürlemiştir.

Toprağın Siyah İncisi

İşte o ateşli ve zengin topraktan, volkanın ruhunu taşıyan bir sır filizlenir: Karacadağ Pirinci

Damaktaki Miras

Bu pirinçle demlenen bir pilav, bir yemekten fazlasıdır; bir meclistir, bir araya gelişin ve paylaşmanın en lezzetli halidir.

Volkanın Uyuduğu Yerde Uyanan Lezzet

Karacadağ, uykuya dalmış bir devdir. Milyonlarca yıl önce öfkesini ve ateşini bu topraklara kusmuş, içindeki siyah kanını, lavlarını, bereketli ovaya bir mühür gibi basmıştır. Şimdi sessizdir, ama ruhu toprağındadır. Onun taş kesmiş gazabı, bugün Diyarbakır ovasına hayat veren en zengin minerali, en saf pınarı bahşeder.

İşte o kara topraktan, volkanın küllerinden ve pınarların serinliğinden bir sır doğar: Karacadağ Pirinci. O, beyazlığa özenen, yumuşaklığa sığınan bir pirinç değildir. Rengini, atası olan volkanik taştan alır; esmerdir, mattır, vakurdur. Tıpkı Diyarbakır insanı gibi, kolay eğilip bükülmez. Pişerken suyu içine hapsetmez, benliğini kaybetmez. Her bir tanesi, kendi karakterini koruyarak, bir başına bir dünya olarak kalır sofrada. Tane tane dökülür; bu, onun asaletidir.

Bir Tanedeki Bin Yıllık Kültür

Bu pirinci tatmak, sadece bir yemek yemek değildir.  Ocağın üzerine konan tencerede eriyen sadeyağın cızırtısı, binlerce yıllık bir şölenin başlangıç müziğidir. Pilav pişerken eve yayılan o topraksı, o has koku, Dicle kenarındaki Hevsel Bahçeleri’nin taze nefesini, surların gölgesindeki avluların serinliğini taşır.

Biz bu mirasın sahipçileriyiz.

Damaktaki Miras

Karacadağ Pirinci, Diyarbakır’ın somut olmayan kültürel mirasıdır. O, nesilden nesile aktarılan bir ata tohumu, bir üretim bilgisi ve bir lezzet hafızasıdır. Onu yetiştiren çiftçinin alnındaki ter, onu pişiren ananın elinin emeği, onu tadanın damağında bıraktığı iz, bu kadim şehrin yaşayan destanıdır.

Surların taş hafızası ne ise, Karacadağ pirincinin lezzet hafızası da odur. Biri gözle görülür, elle dokunulur; diğeri ise damakta hissedilir, ruha işler. Diyarbakır’ı gerçekten tanımak isteyenler için yol bellidir: Önce surların gölgesinde tarihin nefesini dinleyin, sonra Karacadağ’ın eteğinde pişmiş bir pilavın buğusunda, toprağın ruhunu tadın. Çünkü bazen koca bir medeniyet, tek bir pirinç tanesine sığabilir.

Bir Tanedeki Bin Yıllık Kültür

Beslenmemizde çok önemli bir yeri bulunan pirinç, çeltiğin  kabuğunun soyulması ve parlatılması sonucu elde edilen bir üründür. Bileşiminde az protein bulundurmasına karşın beslenme için gerekli amino asitlerce zengin olması nedeniyle çeltik, insan beslenmesinde buğdaydan sonra en çok kullanılan tahıldır.

Ahmet Sabri Ünsal
Harran Üniversitesi

Pirinç dünya genelinde milyarlarca insanın temel gıdasıdır. Yüksek besin değeri sayesinde yalnızca kalori değil, aynı zamanda protein, potasyum, magnezyum, demir, çinko ve lif gibi birçok temel besin maddesini de içerir. Karacadağ pirinci, mineralce zengin topraklarda ve yüksek rakımlı bölgelerde yetiştiği için besleyiciliği oldukça yüksek. 

Prof. Dr. Mustafa Emre
Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyofizik Anabilim Dalı’

Diyarbakır kadim tarihi ile Ön Asya arkeolojisinin mitolojik belleklerinden biridir. Dönemin baskın kültürü şehri kendine yaklaştırma çabaları ve uğraşlarının yanında, Diyarbakır tözünü koruya gelmiş dünyanın sayılı kent kültürlerinden biridir. Bu bereketli topraklar doğal olarak tarım tarihi açısından da önemlidir. Yerleşik birçok coğrafi işaretli ürünün de merkezi olan bölgede en çok dikkati çeken ürünlerden biri de Karacadağ Pirinci’dir.

Kemal Çifçi

Efsanenin Bereketi İle tanışma vakti

Bizimle iletişime geçebilirsiniz

Sipariş İçin bize mail gönderin.